On parmak klavye rehberi: klavyeye bakmadan yaz
On parmak klavye öğrenmek için pratik rehber: temel sıra, parmak bölgeleri, tuşlara bakmamak ve ilk yavaş haftaları bırakmadan atlatmanın yolları.
Yayımlandı: 4 dk okuma
On parmak yazmak neyi değiştirir
On parmak yazmanın özü şu: her tuşun sabit bir parmağı vardır ve gözün ellerinde değil, metinde durur. Başlangıçta mesele hız değildir. Asıl kazanç, iki parmakla aramalı yazmanın gizli bedellerinden kurtulmaktır: tuş bulmak için aşağı bakmak ve hiçbir parmağın belli bir bölgesi olmadığı için bütün eli klavyede gezdirmek.
Her parmağın bir yeri ve bir görevi olunca yazmak, kısa ve tekrarlanabilir küçük hareketlere dönüşür. Ellerin düşünmeden yapmayı öğrenebildiği şey de tam olarak bu tür hareketlerdir. Kalıcı hız sonunda buradan gelir.
Her şey temel sırada başlar
Q klavyede sol el A, S, D, F tuşlarında, sağ el J, K, L ve Ş tuşlarında durur. Çoğu klavyede F ve J tuşlarında küçük bir çıkıntı vardır; işaret parmakların bu sayede bakmadan yerini bulur.
F klavyede çıkıntılar aynı fiziksel tuşlardadır, yalnız o düzende bu tuşlar A ve K'dir; temel sıradaki diğer harfler de farklıdır. Mantık aynı kalır: işaret parmakları çıkıntıyı bulur, öteki parmaklar yanlarına yerleşir. İki düzen arasında gidip geliyorsan önce birini gerçekten öğren; Q ve F klavyeyi karşılaştıran yazı bu seçimi ayrıntılı anlatıyor.
Her hareket temel sıradan çıkar ve oraya geri döner. İlk hafta çalıştığın her şeyden önemlisi bu geri dönüş alışkanlığıdır.
Bir tuş, bir parmak
Her parmağın hafif eğik, kısa bir tuş sütunu vardır. Kaynaklar bölüşümü birbirinden biraz farklı anlatır; önemli olan birini seçip ona sadık kalmak, yani aynı harfe hep aynı parmakla basmaktır. Q klavyede yaygın bir bölüşüm şöyle:
Büyük harf için Shift'e, harfe basmayan elle bas. Birkaç gün hantal gelir, sonra tek elle uzanmaktan çok daha hızlı hale gelir.
- Sol serçe parmak: Q, A, Z, ayrıca Tab, Caps Lock ve sol Shift
- Sol yüzük parmağı: W, S, X
- Sol orta parmak: E, D, C
- Sol işaret parmağı: R, F, V ve T, G, B
- Sağ işaret parmağı: Y, H, N ve U, J, M
- Sağ orta parmak: I, K ve Ö
- Sağ yüzük parmağı: O, L ve Ç
- Sağ serçe parmak: P, Ş, nokta ve onların sağındaki tuşlar, ayrıca sağ Shift ve Enter
- Başparmaklar: boşluk tuşu
Gözün klavyede değil, metinde
En zor kural bu ve insanların sessizce çiğnediği de bu. Her aşağı bakış dikkatini sıfırlar; bakmak serbest olduğu sürece ellerin tuşların yerini ezberlemek için hiçbir sebep bulamaz.
İşe yarayan birkaç yöntem: birkaç çalışma boyunca ellerinin üstüne bir bez ört ya da gözünü kelime satırından ayırma ve hataları kabullen. Kaybolduğunda bakmak yerine temel sıradaki çıkıntıları parmağınla ara. Hissederek düzelttiğin yanlış bir harf, bakarak bulduğun doğru harften fazlasını öğretir.
Metni kolay takip edilir hale getirmek de yardımcı olur. Ayarlardan daha büyük bir yazı boyutu ve gözünle rahat izleyebildiğin bir imleç biçimi seçebilirsin; böylece gözünün ekranda dinlenecek net bir yeri olur.
Yavaş olan akıcı olur
Hız, doğru ve gevşek hareketlerin defalarca tekrarlanmasının yan ürünüdür. Parmak haritası henüz yeniyken hıza yüklenirsen yanlış parmağı neredeyse doğrusu kadar sık prova edersin ve sonra onu söküp atmak zorunda kalırsın.
Kullanışlı bir ölçü: neredeyse her tuşun doğru olduğu ve hiç aşağı bakmana gerek kalmayan bir tempoda yaz. Doğruluk düşmeye başlarsa, geri gelene kadar yavaşla. Her tuşun aşağı yukarı aynı sürede basıldığı düzgün bir ritim, ardından duraklama gelen hızlı patlamalardan daha iyi bir hedeftir.
Bu ligde doğruluk ayrıntı da değil. Maç puanı hızını doğruluğunun küpüyle çarpıyor; yani hızlı ama dikkatsiz yazmak, maç oynamaya başladığında pahalıya patlar.
İlk haftaların tuhaflığı
Bir süre eski yönteminden daha yavaş olacağını baştan kabul et. İşleyen bir alışkanlığı henüz işlemeyen bir alışkanlıkla değiştiriyorsun; bu düşüş normal. Çoğu kişi tam bu noktada bırakıyor: önemli bir şey yazmak gerektiğinde eski usule dönüp yeni tekniği unutuyor.
İki şey işe yarar. Birincisi, yeni tekniği ilk günlerde hızınla değil; doğruluğunla ve aşağı bakıp bakmadığınla değerlendir. İkincisi, haftada bir uzun oturum yerine her gün kısa bloklar halinde çalış. Günde on beş, yirmi dakika fazlasıyla yeterli; parmakların yorulmuşken zorlamak yerine henüz dinçken bırakmak daha iyidir.
Sonuçlarına tek bir koşuya göre değil, bir haftaya yayarak bak. Genelde önce doğruluk oturur, hız arkasından gelir. Ellerinde, bileklerinde ya da ön kollarında ağrı başlarsa dur ve bir uzmana danış; hiçbir teknik ağrıya rağmen devam etmeye değmez.
Öğrenirken ısınma testini kullanmak
Öğrenmek için ana sayfadaki ısınma testi yeterli. LP vermediği için kaybedecek bir şey yok; kötü başlayan bir koşuda Tab'a basman yeni kelimeler getirir. Saat ilk tuşunla başladığı için parmaklarını önce temel sıraya yerleştirip sonra yazmaya geçebilirsin. Modları şöyle kullanabilirsin:
- Kelime, 10 ya da 25: doğru parmağı seçmeye ve temel sıraya dönmeye odaklanabileceğin kısa, tamamlanan koşular. Kısa bir seriyi temiz bitirmek uzun bir seriyi yarıda bırakmaktan iyidir.
- Zen, antrenman altında: hedef metin yok. Aklından cümleler yaz, aşağı bakmadan; bitirmek için Esc ya da Shift+Enter.
- Özel, antrenman altında: 20 ile 5000 karakter arasında kendi metnini yapıştır, örneğin sürekli kaçırdığın harflerle dolu bir paragraf. Özel testler lige ve sıralamaya girmez.
- Süre, 15 ya da 30 saniye: parmak haritası oturduktan sonra kısa süreli koşular temponun düzgün kalıp kalmadığını gösterir.
- Hatada dur, ayarlarda: yanlış harfi düzeltmeden ilerleyemezsin. Doğruluğu zorlar; bu koşular serbest antrenman sayılır.
- Noktalama ve Sayı: parmaklarını temel sıradan en uzağa çektikleri için ancak harfler doğal gelmeye başlayınca aç.
Maçlara ne zaman başlamalı
Dereceli 1v1 oynamak için hızlı olman gerekmiyor. Maçlar 30 saniyelik İngilizce metinle oynanır ve ilk 10 maçın yalnızca seviyeni ölçen yerleştirme maçlarıdır; böylece gerçekten bulunduğun seviyeye yakın rakiplerle eşleşirsin.
Gereken şey, gözünü metinden ayırmama alışkanlığı; canlı maçta tuş aramaya vakit yok. Makul bir işaret şu: 30 saniyelik İngilizce bir ısınmayı aşağı bakmadan ve az düzeltmeyle bitirebildiğinde, gününe birkaç maç eklemeye başla.